Sakarya, demiryolu ve trenle özdeşleşmiş bir kenttir.Türkiye’nin en büyük vagon sanayii olan Tüvasaş’ın varlığı ile yakın zamana kadar işlevini sürdüren ve İstanbul’a çabuk erişimi sağlayan Ada Ekspresi, Sakarya’daki kentsel yaşantının önemli bileşenleridir. 2012’den itibaren Haydarpaşa-Ada Ekspresi ilişkisi sona ermiştir. Sakarya’da demiryolları ve istasyonlarına ilişkin yeni bir vizyon geliştirilme ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede, kent merkezinde bulunan mevcut Gar’ın merkezi konumundan Mithatpaşa Garı konumuna taşınacak olması ile kentte yeni bir boşluk oluşacaktır. Boşluğun, yaşayan ve kent yaşamına hızlıca eklemlenen sosyalliği yüksek bir kentsel açık alanına dönüşmesi, bizim açımızdan ana problem tarifidir denilebilir. Sakarya’nın geçmişten bugüne hangi dinamiklerle büyüdüğünün analizi, yakın gelecekteki yaya ve araç dinamiklerini anlamamızı sağlayacaktır.

YER / LOCATION
Sakarya

TARİH / DATE
2017

KURUM / INSTITUTION
Sakarya B. Belediyesi Sakarya Municipality

TASARIM EKİBİ/ DESIGN TEAM
Devrim Çimen, Sertaç Erten

YARDIMCILAR/ PROJECT TEAM
Poyraz Özer

Tüm bu gelişmeler, kentin ana kalbi olan merkezini nasıl etkileyecektir? Halihazırda, Çark Caddesi etrafında örgütlenmiş bir yaya mekanları örüntüsü görmek mümkündür. Mevcuttaki demiryolu hatları, MİA (merkezi iş alanı) nın merkezini değil, bir sınırını tarif etmektedir. Yıllar boyu kent içine erişilebilirliği sağlayan bu raylı hatlar, bugün tren seferlerinin yapılmaması dolayısıyla kentsel çekirdeğin genişlemesi/büyümesi karşısında bir kenar konumundadır. Bu kenar, geçirgen değildir, yaya hareketleri için bir engel niteliğindedir, ve çevresindeki yaya mekanlarına olumsuz etki etmektedir. Garın 3 km. güneye, yani Mithatpaşa Garı konumuna taşınmasıyla, MİA’nın bu aksta bir yağ lekesi biçiminde büyümesi beklenmelidir. Bu bağlamda, yeni gar yapısının bir çekim merkezi olma özelliği göz ardı edilmemelidir. Eski Gar yapısının yeniden işlevlendirilmesi ve bugüne kadar bir engel olarak işlemiş olan raylardan ortaya çıkacak olan açık alanın, kentin ayrışmış iki parçasını birbirine bağlayan bir bağlaç görevi üstlenmesi önem arz etmektedir. Bu bağlamda, iki önemli üst ölçek tasarım ilkesi geliştirilmiştir.

BİRİNCİ ÜST ÖLÇEK TASARIM İLKESİ
Kent içi ulaşım bağlantılarında tekerlekli yerine raylı sistem kurmak: Her ne kadar kent içinde belli eşikler olsa da, geleceğin Sakarya’sı, kentin alçak katlı morfolojisinin de bir sonucu olarak yayılmaya devam edecektir. Bu türden yayılmış bir kent makroformunun ulaşım altyapısının sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için tekerlekli yerine raylı toplu taşım sistemleri kurmak büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda, kentin önemli nüfus jeneratörleri arası işleyecek üç adet raylı sistem hattı önerilmektedir: Üniversite-Kentpark hattı, Otogar – Sanayi – Stadyum hattı, ve Yeni Camii – Çark Caddesi – Yazlık hattı.

İKİNCİ ÜST ÖLÇEK TASARIM İLKESİ
En merkezi yapılaşmış kentsel alandan en doğal odak Sapanca’ya kesintisiz – araçsız yaya erişimi sağlamak: Sakarya kenti, mevcut doğal kaynakları açısından Türkiye kentleri arasında ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Bunların başında ise, Sapanca Gölü gelmektedir. Sapanca Gölü’nün Sakarya kentinin makroformuyla kurmuş oldduğu ilişki ve demiryolu hattının uzandığı aks, Sakarya’nın kentsel odağından Sapanca Gölü’ne kadar olan bir sürekliliği sağlayacak potansiyele sahiptir. Bu bağlamda, Demokrasi Meydanı ve Eski Gar yapısından başlayarak, kesintisiz ve araçsız bir biçimde Sapanca Gölü’ne ulaşacak bir peyzaj koridorunun tasarlanması, yaklaşımımızın en önemli ikinci ilkesidir. Yeşil koridor olarak adlandırdığımız güzergah, kent içinden başlayarak farklı karakterlerde göle kadar devam eder.